12 Ekim 2009 Pazartesi

Yıldırım



Geçenlerde yağmurun deli gibi yağdığı ve güzel ülkemde pek çok felakate yol açtığı hafta..
Hafta boyunca tv açmaya korkarak geçirilen zamanlardan sonra cumartesi Bursada beklenen şiddetli yağmura hazırlanıyoruz.
Terastaki koltukları ve masayı yağmurun ulaşamayacağı noktalara çekip, çamaşırları topladık.
Uzaktan geliyordu yağmur..
Ve biz üstümüzde açık olan gökyüzünün adım adım kapkaranlık oluşunu, dağdan üstümüze doğru yağmurun bulutların rüzgarla birlikte kayışını saniye saniye izliyorduk..
Şaşkın çığlıklar atıyorduk, inanılmaz bir görsel şölendi resmen..

Ben hemen makinemi alıp fotoğraf çekmeye başladım..
Epey de çekmiştim, bulutlar iyice yaklaşmış, gökgürültüsü sağlam hissedilir olmuştu, akşam gibi kararmaya başlamıştı gök..


Öykü yanıma yaklaştı ben hala fotoğraf çekerken ve sordu:

- Bu eve yıldırım düşerse hepimiz yanar mıyız?
- Eve yıldırım düşerse evet sanırım hepimiz yanarız..??
- Peki sana yıldırım düşerse yine ev ve hepimiz yanar mıyız?
- Hayır, o zaman sadece ben yanarım.


Geldi ve sımsıkı sarıldı bana.. dedi ki:

- O zaman ben de sana sarılıp duracağım. Sana yıldırım düşerse ben de seninle birlikte öleyim, sensiz yaşamak istemiyorum.

O an yıldırım aslında yüreğime düştü..
Makineyi de bırakıp içeri girdim küçük hanımı kucağıma alarak..


Ona bensiz de yaşayabilmesi gerektiğini ara ara uzun uzun anlatıyorum çünkü benim ölmemden çok korkuyor ve her defasında aynı şeyi tekrarlıyor..
Ben sensiz yaşayamam..


Eminim ki pek çok çocuk ailesi için böyle hisseder..
Ama Öykünün yıldırım düşme ihtimaline karşı bunca cesur davranıp bana sarılışı öyle farklıydı ki..
İspatlıyordu kendince söylediği hissettiği şeyi..
Gerçekten benimle yanma riskine giriyordu hiç korkmadan..

Hissettiğim şeyi anlatmak zor..
Hem böyle bir sevgi karşısında insan mutluluktan şaşkına dönüyor..
Hem de çok üzülüyor..
Üzülüyorum..


Ben hep Öykünün bana bağımlı olmadan bağlı olması için uğraşıyorum..
Sadece bana değil kimseye bağımlı olmaması için..
Ama işte ..
bazen beceremiyorum demek ki..


Canım kızım benim..
Henüz çok küçüksün..
Yüreğin kocaman olsa da henüz küçücüksün..
Büyüyüp olgunlaştığında eminim herşeye çok daha farklı bakabileceksin..
Ama ben terasta bana sarıldığın o anı ve yüzündeki ifadeyi ve söylediğin sözleri hiç ama hiç unutmayacağım !

12 yorum:

b@ni dedi ki...

inan bana gözlerim dolarak okudum ... daha çocuğum yok ama bende bir evlat olarak Öykünün dediklerini düşününce annemi kaybetmekten nasıl korktuğumu hatırlıyorum
hala daha öyle.. annemsiz naparım ben :(

Cenk dedi ki...

hii canım benim kıyamam ben ona:)

banu dedi ki...

canm benim ya walla okurken tüylerim diken diken oldu.kıyamam ona ben.güçlü,beraber ve mutlu geçirin ömrünüzü.sewiyorum sizi

beenmaya dedi ki...

çok tatlısınız ya ikinizde çok tatlısınız :))

Abi dedi ki...

:(

epoch dedi ki...

bende de hala aynı korku mevcut.

oguz dedi ki...

çok güzel bir anne-kız ilişkiniz var umarım bir ömür boyu devam eder.ikinizde çok tatlı,cana yakın ,sevecensiniz...

dark... dedi ki...

hayat ne tuhaf...kucuk öykünün annesi de yıllar öncesinde belkide böyle bir cümle kurmustur annesine...
Öyküde büyüyüp yavrusuna şevkatini sunacak...

Uzun yıllar yaşayın...

ebruerman dedi ki...

ben gözlerim dolarak ve ağlayarak bitirdim yazınızı okumayı,8 yaşında bir kız annesi olarak,neler hissettiğinizi en ufak ayrıntısına kadar anlayarak..anne işte sadece anne yerine hiç bişey geçemeyeceği...kaç yaşında olursanız olun hala daha onsuz yaşayamayacağımızı düşündüren tek varlık...:

meltem dedi ki...

çok şaşkınım ve de çok mutluyum ben bu fotoğraflardan acaip bi elektrik aldım
blogunuzu tesadüfen buldum
"ama amaa nasıl daha önce farketmedim dedim"
uzun uzun göz attım blogunuza
göz attım diyorum çünkü bu yetmez okuycam çok şey var..
bundan sonra öykünün ve güzeller güzeli annsinin tecrübelerini yaşadıklarını paylaşıcaz
ay çok heyecanlandım
ben de nehir den bahsederim ara ara size:)

ve diyorum ki allah sizi de bizi de ayrımasın canımız kızlarımızla uzun bi ömüüür diliyorum
sevgiler

Ersoy dedi ki...

gözler, ışıltı, SEVGİ, tutku, mutluluk, huzur....
öp onu benim için

kelebek dedi ki...

ona güzel gülümsemeni vermişsin ne mutlu sana.